skip to main | skip to sidebar

About me

Fotoğrafım
oğul.
Profilimin tamamını görüntüle

Archivo del blog

  • ► 2010 (9)
    • ► Ağustos (6)
    • ► Mayıs (2)
    • ► Nisan (1)
  • ▼ 2009 (33)
    • ► Kasım (6)
    • ► Ekim (4)
    • ▼ Eylül (4)
      • madem erasmustayım...
      • how I met your Prague
      • sonbahar arkadaşları
      • yeni yayın dönemi
    • ► Nisan (7)
    • ► Mart (4)
    • ► Şubat (2)
    • ► Ocak (6)
  • ► 2008 (5)
    • ► Aralık (5)

for the road

sonbahar arkadaşları

11 Eylül 2009 Cuma

yabancı müzikte asla iddiam yoktur. ama son zamanlarda gerçekten içimden türkçe müzik dinlemek gelmiyor. bir gün bunun olacağını biliyordum. bir gün gerçekten yabancı müzik dinlemek isteyeceğimi biliyordum. ergenlik dönemimde '' ben türkçe müzik dinlemiyorum yalnıııııız'' triplerine girip rol yapmama hiç gerek yokmuş : )
seviyorum artık, hem de gerçekten içimde öyle geliyor.

hatta bazı grupları o kadar çok seviyorum ki, yeni albüm yayınlayacaklarını öğrendiğim zaman seviniyorum bile. (bu duygu sadece ezgi'ye has sanırdım. çünkü bizim çevrede yabancı müzik dinleme özelliği ona aitti) 5 yıl aradan sonra Kings of Convenience yeni albüm çıkarıyor. (ne kadar ben yabancı müzik dinliyorum artık abi desem de hala 'convenience' yazarken zargan'a giriyorum. türevleri için bkz. convinience, convence, convience...) bu muhteşemlerin albümünden ilk şarkıyı ( mrs. cold )en sevdiğim ay olan eylülde dinledim. öyle pek zevkten dört köşe olmadım ama albüm için umutla doldum. albüm tam da ben prag'ta iken çıkacak, yani ben albümün şarkılarını herşeyden çok uzakta, belki de olmak istediğim yerde ama kesinlikle yalnız dinleyeceğim. sonbahar'da verilebilecek en güzel hediyeydi bu. depresif bir kişiliğim olmamasına rağmen seviyorum eylülde depresyona girmeyi, çok kaliteli oluyor çünkü. sırtta depresyon hırkası, kulakta illa ki kings of convenience şarkıları ( özel bi'tercih yapmka gerekirse know how) bence bu muhteşemler sayesinde depresyonun kalitesi kesinlikle artıyor. ben de en kısa zamanda artık prag'a gidip hayatımın en zevkli depresyonunu bu muhteşemlerle geçirmeye hazır hissediyorum artık
kendimi.



ps: albüm kapaklarını çok ama çok beğendim. günün en sevdiğim saati; akşam üstü. bir naiflik, bir huzur. son 1 ayda biri ruh halimin fotoğrafını çekmek isteseydi, pekala bu fotoğrafı çekebilirdi. kendimi erlend'ın yanına ışınlamam ya da photoshop'lamam an meselesi : )

written by oğul. an: 17:00  

2 reaksiyon:

benimle oynar mısın? dedi ki...

bana da aşıladın. sen uyurken(!) melis'ten aldım bütün şarkıları. dinlemeye başlasam fena olmaz galiba.

11 Eylül 2009 20:06  
melve dedi ki...

kaliteli bir sonbahar depresyonu için kings of ve uzantıları tavsiye edilr. nokta.

12 Eylül 2009 10:00  

Yorum Gönder

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)

Blog Design by Gisele Jaquenod